Yakuplu Mah.Hürriyet Bulvarı No:45/7 Beylikdüzü - İSTANBUL

Estetik Sağlık Turizmi Danışmanlığı

G

üzellik çağlardır tüm kadınların tutkusu… Ve bu tutku uğruna her yönteme başvurarak güzelleşme çabası ise her çağda ve her yaşta yaşanmakta… Öyle ki günümüzde artık erkekler de estetik görünmek için ellerinden geleni yapmakta.. Gelişen teknoloji, tıp ve kozmetik ürünler ile bunu başarmak da mümkün. Yazımızda yılların olumsuz etkilerine karşı direnemeyen cildimiz, saçlarımız ve estetik değişimlerimiz için yapabileceklerimizden bahsedeceğiz.

DERMATOLOJİ VE MEDİKAL ESTETİK:

Yılların etkisi özellikle cildimizde kendisini gösterir. Zamanla ciltteki bağ dokusunda zayıflama görülür ve yer çekiminin gücüne direnemez. Özellikle göz ve dudak kenarlarında başlayan çizgiler zamanla artar ve kişiyi üzen bir görünüme neden olabilir. Ciltteki sarkma ve kırışıklıklar estetik ameliyatlar ile düzeltilebildiği gibi ameliyatsız çözümler de bulunmaktadır. Ameliyatsız çözümlere örnekler;

Yüz germe amaçlı olarak uygulanan bu teknikle yüz ovali belirginleştirilebilmekte, düşük kaşlar kaldırılabilmekte, çene ve boyun sarkmaları düzeltilebilmekte ve yüz gerginleşerek 5-10 yaş daha genç bir görünüm sağlanabilmektedir. Lokal anestezi altında esnek ve kopmayan 0,5 mm çapındaki silikon özel iplerle cilt gerilerek saçlı deriye ip kilitlenmek suretiyle uygulanan ameliyatsız bir yöntemdir. İşlem 1 saat sürmekte ve dikiş gerektirmemektedir. İşlem sonrası hafif bir ağrı oluşabilmektedir. Bu yöntemle ameliyatlarla elde edilen başarıya yakın bir görünüm sağlanabilmekte olup, yüzde ifade bozukluğuna neden olmamakta ve 80 yaşına kadar olan kişilere uygulanabilmektedir. Bu yöntem uygulandığında;

  • İfade bozukluğuna neden olmaz
  • Kullanılan özel ipler yüz ve boyun dokularına kuvvetle tutunur
  • İpler fark edilmez ve yüz ifadesi doğal görünür
  • Etkisi 5-6 yıl sürmektedir

Sert ve esnemeyen iplerle cilt dokusunun gerilmesi işlemi olup, doku esnekliğini sağlayan lifleri uyararak cildin kalitesini artırmaktadır. 40 yaş civarındaki hafif sarkma problemleri olan kişilere uygulanabilen bir yöntemdir. Etkisi 3 ile 6 ay sürmektedir.

Yüz, elin üzeri, burun vb. vücuttaki bölgelere uygulanabilen ve uygulandığı yerdeki kırışıkları dolduran ayrıca dudakları dolgunlaştırmak için kullanılan bir yöntemdir. Dolgu maddesi anestezik krem ile uyuşturularak 20-30 dakika içerisinde uygulanmaktadır. Uygulanan bölgeye ve hacim kaybına göre kullanılan maddenin türü değişmekte olup, kullanılan ürüne göre dolgu maddelerinin kalıcılığı da değişmektedir. Günümüzde etkisi uzun süren dolgu maddeleri mevcut olup, dolgu maddeleri kalıcılıklarına göre 3 gruba ayrılmışlardır;

  1. Kalıcı olmayan maddeler (1 yıldan az),
  2. Yarı Kalıcı maddeler (1-2 yıl arası),
  3. Kalıcı maddeler (2 yıldan fazla)

En çok kullanılan tür hyalüronik asit içeren kalıcı olmayan maddeler olup, dolgunun etkisi ciltte ortalama 6-12 ay iken; dudakta ortalama 4-6 ay arasında etkisi sürmektedir. Derin çökmelerde 3 ay içerisinde dolgu işleminin tekrarlanması başarısını artırmaktadır. Uygulama sonrası kızarıklık ve şişlik kaybolana kadar birkaç gün fiziksel aktivite, masaj ve sıcak/soğuk ortamdan kaçınılmalıdır.

Göz çevresi kırışıklıkları ve gözaltı morluklarının tedavisinde uygulanmaktadır. İçerisinde çeşitli bitki ve meyve asitleri de bulunan özel bir içerik saç teli kalınlığındaki iğnelerle ortalama 4-5 hafta boyunca haftada 1 kez enjekte edilmektedir. Etkileri ilk uygulama ile görülebilmekte olup, uygulama ile mikro kan dolaşımında artış, göz çevresi elastikiyeti, kırışıklarda düzelme ve göz çevresi drenaj sağlanmaktadır.

35-65 yaş aralığında olan ameliyatsız çözüm arayanların tercih edebileceği yöntemlerden biridir. Yüz germe, kaş kaldırma, gıdı sarkmalarını düzeltme, vücut şekillendirme amaçlı kullanılan bu yöntemde, cildin ihtiyaç duyan bölgesine ultrason ile ısı verilerek cildin sıkılaşması ve toparlanması sağlanmaktadır. Çalışılacak derinlik uzman doktorlar tarafından uygulama yapılacak bölgenin ihtiyacına göre ayarlanmaktadır. Hafif problemlerde tek seans yeterli olabilirken, sarkmanın fazla olduğu durumlarda 2-3 seans uygulanmaktadır. İşlem esnasında iğne batırması gibi bir acı oluşmakta olup, yüz bölgesi için seans 30-45 dakika sürmektedir. Diğer bölgelerde ise uygulama yapılacak bölgenin genişliğine göre süre değişmektedir. Uygulamanın etkileri ise 1 ay sonra gözle görünür hale gelmekte, 2 ay sonrasında ise tam etki görülmektedir. Bu uygulama cilt enfeksiyonu olanlar, vücudunda kalp pili, stent vb elektronik cihaz bulunanlar, yara iyileşmesi/ kan pıhtılaşma engeli olan hastalar, otoimmün hastalar, diyabet/epilepsi hastaları, çocuklar ve hamilelerde yapılamamaktadır.

Kırışıklık, yüz çökmesi, göz torbası vb. yaşlılık etkilerini gidermek amaçlı uygulanan bu yöntemde iğne ile sıvı verilerek uygulama yapılacak bölge doldurulmaktadır. Botoks doktor kararına göre uygulanabilmekte olup,  uygulama yaptırmak isteyenlerin cilt hastalığı olmaması ya da botoks tedavisini etkileyen ilaç kullanmamaları şarttır. Uzman kişilerce yapılması gereken bu uygulama esnasında batırılan iğnenin acısı dışında ağrı oluşmamaktadır. Genelde bayanların tercih ettiği bu yöntemde, uygulama sonrası mimikler azalabilmekte ya da ortadan kalkabilmektedir.

30-60 yaş aralığındaki kişilerde yüz, gıdı, karın, kol, üst bacak ve popoda oluşan sarkmaların giderilmesi için uygulanan ameliyatsız tek seans ile çözüm sağlanabilen tedavi yöntemlerindendir. Radyofrekans ile uygulanan bölgedeki kolojen liflerin kısaltılarak ortalama %15 düzelme/ sıkılaşma sağlanabilmektedir. 2. aydan itibaren etkileri belirginleşmeye başlamakla birlikte asıl etki 6. ayın sonunda görülmektedir. Uygulama esnasında ısı verildiğinden ciltte kızarıklık oluşabilmekle birlikte ısı ayarı yapılabilmektedir.

Yaşlanma etkilerini gidermek, akne izleri ve güneş lekelerini gidermek, cildi sıkılaştırmak/ yenilemek, göz çevresindeki kırışıklıkları gidermek için kullanılan bu yöntemde cilde derinlemesine nüfus edilerek mikrotermal bölgeler uyarılmakta ve cilt yenilenmesi sağlanmaktadır. İşlem sonrasında 1-2 saat için güneş yanığı hissi oluşmakta, bazı ciltlerde ise kızarıklık ve şişlik oluşabilmektedir. Şişlik 2-3 gün içerisinde; kızarıklık ise 1 hafta içerisinde düzelmektedir.

Anti-aging, leke, kırışıklıklar, el/yüz/kol/bacak sarkmaları, kılcal damar ve çatlaklara çözüm olarak uygulanan estetik yöntemlerinden biri olup, özellikle cerrahi müdahalenin zor olduğu el, boyun ve dudak çevresi için tercih edilmektedir. Cildin kalınlığı, sorunun büyüklüğü, gevşemeye göre uygulanacak derinlik değişmekle birlikte, altın iğneler ile radyo frekansla cildin en alt tabakalarına ulaşılarak kolajen lifler uyarılmak suretiyle yenilenme sağlanmaktadır. Uygulama öncesi anestezik krem uygulandığı için uygulama esnasında ağrı olmamaktadır. Uygulama sonrası yap bazlı krem kullanılmamalı, kremlerin su bazlı olmasına dikkat edilmelidir. Tek seans yeterli olmamakta 1 ay ara verilerek 2-3 seans uygulanması faydalı olmaktadır.

Doğumsal veya sonradan oluşan (güneş, çil, hamilelik, yara vb nedenlerle oluşan) lekelerin hatta ben (nevüs) ve dövmelerin yok edilmesi için başvurulan bir yöntemdir. Q Anahtarlı ve Uzun Atım Aralıklı olmak üzere iki tür lazer sistemi bulunmaktadır. Tedavi süresi lekenin türüne göre değişmekle birlikte uygulama alanına göre seans süresi 3-20 dakika arasında değişmektedir. Acı oluşabildiği için uygulama öncesi krem anestezi kullanılmaktadır. Uygulama sonrası güneşten kaçınmak önemlidir. Kabuklanma, kızarıklık, kabarıklık oluşabilmekte olup, bu sorunlar güneşten korunmaya bağlı olarak 3 ila 10 gün içerisinde geçmektedir.

Ayrıca lazerle kılcal damar tedavisi ve varis tedavisi ameliyatsız bir şekilde yapılabilmektedir.

Lazer ile leke tedavisinin yanı sıra cilt gençleştirme amaçlı olarak da lazer tedavisine başvurulabilmektedir. Yüz, boyun, göğüs ve ellerde oluşan yaşlılık belirtilerinin yok edilmesi amaçlı olarak kullanılan bu yöntemde cildin üst tabakası çok ince bir şekilde kaldırılarak kolajen doku gerginleştirilmekte ve cildin gençleşmesi sağlanmaktadır. Cildi soymanın dışında 3T (Tone, Tighten, Texture) tedavi yöntemi ile cildin alt tabakası uyarılarak da tedavi yapılabilmektedir. Bu uygulamada başlangıçta 4 hafta ara ile 3-5 seans; sonrasında ise 6-12 ay aralıkla tek seans uygulama yapılmaktadır. Lazer uygulama sonrası kızarıklık oluşabilmekte olup, tamamen düzelmesi 6 ayı bulabilmektedir.

Orta deri tedavisi anlamındaki mezoterapi yöntemi, yaşlılık etkilerinin giderilmesinin yanı sıra selülit, bölgesel zayıflama, boyun, fıtık, migren ağrılarının giderilmesi ve saç dökülmesine karşı da uygulanan bir yöntemdir. Yüz mezoterapisi ile hem yaşlılık etkileri geciktirilebilmekte hem de oluşmuş kırışıklıklar azaltılabilmekte veya yok edilebilmektedir. Bu yöntemde yüze çok ince ve kısa iğnelerle cildi onarıcı karışımlar enjekte edilmekte olup, botoks, dolgu ve kimyasal peeling uygulamalarına destek olarak da uygulanabilmektedir. Seans sıklığı kişiye göre değişmektedir. İlk ay 3-4 seans, sonraki iki ay 15 günde 1 seans, 4. ay ise 1 seans uygulanması önerilmektedir.

Selülit tedavisi için de mezoterapiye başvurulabilmektedir. Selülit için uygulanması durumunda ultrasonla tespit edilen selülitli bölgeye çeşitli açılardan içerisinde tedavi edici ilaç karışımı bulunan 4 mm’lik özel steril iğne enjekte edilerek sinir uçlarının uyarılması ve damarların açılması sağlanmaktadır. Rejimle de desteklenmesi durumunda selülit başarılı bir şekilde tedavi edilebilmektedir. Tedavi süresi 15-30 gün arasında olup, bu süre içerisinde incelme de sağlanmaktadır. Bu yöntemde 3 tür ilaç karışımı enjekte edilmektedir:

  • Yağ hücrelerini parçalayıcı (lipolitik)
  • Bitkisel ilaçlar
  • Anestezik ilaçlar

Cilde sağladığı faydaların yanı sıra kan dolaşımını artıran, eklem ağrısı ve kas rahatsızlıklarını giderici, tansiyon düzenleyici, bağışıklık artırıcı, hafıza, konsantrasyon ve hormonları olumlu etkileyen etkileri bulunmaktadır. Şeker, kas, deri, eklem, alerji, bağırsak hastalıklarına iyi gelmektedir. Ciltte ise yenileyici, temiz ve yumuşak bir cilt sağlayıcı özelliktedir. Ozon tedavisi farklı şekillerde uygulanmakta olup, bu yöntemler aşağıdaki gibidir;

  • Major Yöntem: 50-200 ml kanın alınarak ozonlo karıştırılıp tekrar kişiye enjekte edilmesidir
  • Minör Yöntem: 2-5 cc kan alınarak kas içine enjekte edilmesidir
  • Subkutan: Belirli doz ozon gazının ince uçlu iğne ile deri altına enjekte edilmesidir
  • Vücut boşluklarına ozon gazı verilmesi: Rektal-makat yoluyla, vajinal ve kulak yoluna püskürtülerek ozon verilmesi
  • Eklem içine ozon gazı verilmesi: iğne ile ozon gazının eklemlere enjekte edilmesi
  • Ozonlanmış ürünlerin kullanımı: ozonlu su, ozonlu yağın haricen sürülmesi
  • Kitle veya lezyon içine/ etrafına ozon uygulanması

Hızlı kilo alıp-verme, hamilelik ve hormonsal sebeplerle oluşan çatlaklar görsel olarak kadınları rahatsız etmektedir. Spor yaparak, masaj, bol su tüketimi, hızlı kilo değişimi olmamasına dikkat ederek ve gerekli vitaminler (A,E ve C) alınarak çatlak oluşumu engellenebilmektedir. Oluşmuş çatlaklar ise Bi-One yöntemi ile dokuların canlanması sağlanarak tedavi edilebilmektedir. Bu yöntem 4 aşamalı olup, aşamaları;

  • Yumuşak Peeling
  • Matrix’e besin verilmesi: Düşük yoğunlukta elektrik verilerek aktif maddelerin cilde taşınması
  • Hücresel ve moleküler rejenerasyon: Elektro manyetik dalgalarla hücreye sodyum ve potasyum pompalanırken aynı zamanda vakum yapılarak ödem oluşmaksızın mikro dolaşımın sağlanması işlemidir
  • Sonlandırma masajı. Cilt normalleştikten sonra güneş ya da solaryum ile açık renk çatlak görüntüsü bronzlaştırılabilmektedir.

Yaşlılık etkilerinin giderilmesinin yanı sıra lazerle soyma işlemi sonrası cildin yenilenmesi, iyileşmesi uzun süren yara ve çatlakların giderilmesi, cilde canlılık, parlaklık ve esneklik kazandırılması amacıyla uygulanan bu yöntemde uygulamayı yaptıran kişinin kanı steril ortamda alınmakta ve işleme tabi tutularak trombosit açısından zengin bölümü olan plazma deriye enjekte edilmektedir. Plazmanın cilde verilme işlemi 30 dakika sürmektedir. Ayda bir kür olmak üzere 3-4 kür yaptırılması durumunda uzun süreli gençleştirici etki sağlanmaktadır.

Otolog Fibroblast Hücresel tedavi yönteminde kişinin bağ dokusunun ana maddesi olan yaraların iyileşmesi ve kollajen proteinin oluşumundan sorumlu olan fibroblast hücrelerinin sorunlu bölgelere nakledilmesi işlemidir. Bu işlem için kişinin kulak arkası, kol altı veya kasık bölgesinden steril şartlarda mercimek tanesi büyüklüğünde alınan dokudan elde edilen hücreler laboratuarda çoğaltılmaktadır. Çoğaltma işlemi 1 ay sonunda istenilen hücre yoğunluğuna ulaşmakta olup, çoğaltılan hücreler 3 seansta (her seansta 20-40 milyon fibroblast hücre olmak üzere ortalama 100 milyon fibroblast hücre) sorunlu bölgelere enjekte edilmektedir. Bu yöntemle yaşlılık etkileri (kırışıklık, leke vb), giderilmekte, çatlak/yara/yanık/sivilce/ameliyat izleri tedavi edilebilmekte, dudak dolgunlaştırma ve cilt yenilenmesi sağlanabilmektedir. Toksit olmaması, doğal görüntü sağlanması, yan etkilerinin olmaması sebepleri ile tercih edilmektedir.

Kablosuz, ergonomik jet plazma cihazları ile göze zarar vermeden göz etrafındaki bölgeye ince bir plazma akımı verilerek doku yenilenmesi ve göz kapağı gerilerek üst göz kapağı kaldırılabilmekte, göz altı torbaları giderilebilmektedir. Ayrıca göz çevresindeki kırışıklıklar ve yağ bezeleri de tedavi edilebilmektedir. Lokal anestezi uygulandığı için ağrısız bir yöntem olup, işlem süresi 5-20 dakika arasında değişmektedir. Etkisi ise 2-3 yıla kadar sürmektedir. Bu cihaz kılcal damarların giderilmesi, küçük siğillerin alınması, yara izi ve çatlak tedavisinde de kullanılabilmektedir.

SAÇ EKİMİ VE SAÇ SAĞLIĞI KLİNİĞİ

Seyrek saç ya da saçlı deride saç kaybı sadece erkeklerin problemi gibi sanılabilmekle birlikte aslında kadınlarda da görülebilen bir şikâyettir. Saçkıran, kansızlık, troid hastalıkları, mantar, enfeksiyon, doğum sonrası, hızlı kilo kaybı, kanser tedavileri, ilaçların yan etkileri gibi çok çeşitli sebeplerle saç dökülmesi yaşanabilmektedir. Saçta oluşan şikâyetin boyutuna göre çeşitli yöntemler ile çareler bulunabilmektedir.

Saç kaybının büyük boyutlarda olduğu durumlarda saç kaybı yaşanan bölgeye saç ekimi yapılabilmektedir. Günümüzde kanama ve şişliği minimuma indiren ağrısız ve tıraşsız saç ekimi uygulanabilmektedir. Çeşitli tekniklerle gür saçlara sahip olmak mümkün olabilmekte, uygulamalar esnasında lokal anestezi uygulanarak ağrısız bir şekilde işlemler yapılabilmektedir. Bu metodun uygulanabilmesi için hastanın buna uygun olması gerekmektedir. Yani kişinin kendi saçları kullanıldığından saç köklerinin alınacağı ensedeki saçların ekim yapılacak alan için uygun olması şarttır. Saç ekimi 5-8 saat arasında sürmekte olup, bir gün dinlenme önerilmektedir. 3. aydan itibaren saçların çıkmaya başladığı görülmekle birlikte tamamının çıkması 1 yılı bulabilmektedir.

Saç dökülmelerinin tedavisi için çok ince uçlu mezoterapi iğnesi ile içerisinde vitamin, kan dolaşım düzenleyiciler, elastin, kollagen tetikleyiciler, keratin bulunan karışım deriye enjekte edilmektedir. Saçın ihtiyacına göre haftada 1-2 seans uygulanmakla birlikte, sonrasında ayda 1 olmak üzere toplam 6-10 seans uygulanması önerilmektedir.

Saç dökülmesinin tedavisi için başvurulan bu yöntemde kişinin kanı steril ortamda alınarak işleme tabi tutulmakta ve trombosit açısından zengin bölümü olan bu plazma deriye enjekte edilerek saç dökülmesi önlenebilmektedir.

Kişinin kendisinden alınan fibroblast hücreleri kafa derisine nakledilerek saç dökülmesi ve saçsızlığın tedavisi için uygulanmaktadır. Uygulama 3 seans halinde uygulanmaktadır.